Dolar 32,5004
Euro 34,6901
Altın 2.496,45
BİST 9.693,46
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 19°C
Parçalı Bulutlu
İstanbul
19°C
Parçalı Bulutlu
Paz 21°C
Pts 23°C
Sal 24°C
Çar 22°C

GÖRMEZ: ORGAN BAĞIŞI EN BÜYÜK SADAKA

GÖRMEZ: ORGAN BAĞIŞI EN BÜYÜK SADAKA
04/11/2013 16:38
A+
A-

Diyanet İşleri Başkanı Görmez, “Dini, ilmi, tıbbi, hukuki şartlar yerine geldikten sonra bizim organlarımızı bağışlamamız candan cana giden en büyük sadakadır” dedi.Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, organ bağışı çağrısı yaptı.

 

Görmez, Organ Bağışı Haftası dolayısıyla “Her Bağış Yeni Bir Hayattır: Hazır mısınız?” başlıklı programda yaptığı konuşmada, toplantının hastane köşelerinde müjdeli haberler bekleyen 20 bini aşkın kişiye şifa yollarının açılmasına vesile olması temennisinde bulundu.

Bu konuda İslam dini açısından “o kadar açık ve net bir durumla” karşı karşıya olunduğunu dile getiren Görmez, “Benim burada konuşma yapmamın da çok fazla anlamı yoktur. Ancak, insan hayatı denilince, insana hayat verme denilince, candan cana bağış olunca aslında ayrıca açıklamalara ihtiyaç yok. Ancak hala bazı vatandaşlarımızın çeşitli nedenlerle tereddütleri olduğundan Diyanet İşleri Başkanlığının bakış açısıyla ilgili bazı hususları paylaşacağım” dedi.

Görmez, her şeyden önce tıp ilmi ve teknolojisinin ve genetik biliminin süratli gelişiminin sağladığı imkanlar ve organ bağışı yönündeki kamusal ve sivil bilinçlenme sayesinde organ naklinin, nerdeyse günlük hayatın tedavi yöntemlerinden biri haline geldiğini ifade etti.

İki tarafında da insan var

Organ naklinin her iki tarafında da “insan” olduğunu anlatan Görmez, “İnsanın ise yaratıklar evreninin en saygın varlığı niteliği taşıması ve ebedi ahret hayatı için ölümden sonra tekrar dirilmeye dair iman, gelişmelerin sadece tıp ve hukuk değil, belki daha anlamlı bir boyutta din ve ahlak çerçevesinde ele alınmasını gerekli kılmıştır” diye konuştu.

Görmez, canı korumanın İslam dinine göre beş temel gayeden en önemlisi olduğunun altını çizerek, “Dinin asli kaynakları yanında, organ naklinin ve bunu sağlamak üzere bağışının din ve ahlak bakımından sakınca taşımadığını gösteren bir başka dayanak da, o işlemin toplum vicdanında doğurduğu akistir. İnsan, fıtrat üzere yaratılmış, ortak akıl sayesinde yanlış ve yalan üzerinde birleşmeleri yargısının oluştuğu bir konunun caiz ve meşru olduğu söylenebilir” açıklamasında bulundu.

Gayrimüslimin organlarından yararlanılabilir

Görmez, ölmüş bir yakınının organları ile hayata dönen kimselerin yakınlarının ve sevenlerinin tarif edilemez mutluluğundan pay alan ve dolayısıyla acısı azalan insanların varlığının, olayın vicdan boyutunda çözüldüğünü gösterdiğini anlattı.

Mehmet Görmez, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İslam dini cinsi, milliyeti, rengi, dini, konumu ne olursa olsun her insana insan olarak bakmış ve eşit bir yaşama hakkı tanımıştır. İslam tedaviye önem vermiş, her insana tedavi olmada eşit haklar tanımış, bir insana hayat vermeyi bütün insanlığa hayat verme mesabesinde görmüştür. Buna göre, organ nakli ve bağışı açısından Müslüman ile gayrimüslim arasında hiçbir fark yoktur. Bilhassa Anadolumuzda insanların takıldığı konulardan bir tanesi budur.

Gayrimüslim birinden Müslüman birine organ nakli yapılmasında İslam açısından hiçbir sakınca yoktur. Gayrimüslim birine organ bağışlamakta da herhangi bir sakınca olmadığını söyleyebiliriz. Zira organların başkasına nakledilmesine izin vermek, İslam hukukunda vücut üzerinde gerçekleşen, candan cana bir sadakadır. Tasaddukta ise bağışı kabul edecek kimsenin Müslüman olması şartı aranmamıştır.”

Organ nakli tedavi yöntemi

Görmez, organ naklinin bir tedavi yöntemi olduğunu vurgulayarak, “İnsanı yaşatma ve hayatı koruma esas olunca, bunu temin eden son çare olarak organ nakli de düşünülecektir. Nitekim bunun tarihsel izlerine ve benzerlerine İslam dini geleneğinde çok erken dönemlerden itibaren rastlamak mümkündür. Organ nakli konusunu, bu ve benzeri veriler ışığında tartışan günümüz alimleri ve fetva kurulları, geneli itibarıyla fakat belli şartlar ve tedbirler çerçevesinde tedavi amaçlı nakil ve bağış işlemlerine onay vermektedirler” dedi.

Organ Bağışı Haftası’nda çağrıda bulunan Görmez, “Lütfen bütün hastane köşelerinde belki aylarca belki yıllarca gözyaşı içinde bekleyen anneler, babalar, yavrular ve şifa bekleyen hastalara imdat olun. Onlara hayat taşıyalım. Dini, ilmi, tıbbi, hukuki şartlar yerine geldikten sonra bizim organlarımızı bağışlamamız candan cana giden en büyük sadakadır” diye konuştu.

aa