Dolar 32,5004
Euro 34,6901
Altın 2.496,45
BİST 9.693,46
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 19°C
Parçalı Bulutlu
İstanbul
19°C
Parçalı Bulutlu
Paz 21°C
Pts 23°C
Sal 24°C
Çar 22°C

‘ÜLKÜCÜLER, KUDÜS İÇİN HER TÜRLÜ BEDELİ ÖDEMEYE HAZIRDIR’

‘ÜLKÜCÜLER, KUDÜS İÇİN HER TÜRLÜ BEDELİ ÖDEMEYE HAZIRDIR’
08/12/2017 09:03
A+
A-

‘ÜLKÜCÜLER, KUDÜS İÇİN HER TÜRLÜ BEDELİ ÖDEMEYE HAZIRDIR’

Ülkü Ocakları Genel Başkanı Olcay KILAVUZ, ‘ABD Başkanı’nın Kudüs Komplosu’na ilişkin yazılı basın açıklaması yaptı.

Ülkü Ocakları Genel Başkanı Olcay KILAVUZ, “ABD Başkanı’nın Kudüs Komplosu“na ilişkin yazılı basın açıklaması yaptı.

Açıklamasında;

“ABD Başkanı tarafından Kudüs’ün İsrail’in başkent olarak tanınması yönünde bir açıklama yapılmıştır. Bu talihsiz açıklamaya Müslümanlardan olduğu gibi vicdan sahibi her kesimden karşıt sesler yükselmektedir.

Kudüs, üç semavi din için değerli bir mekan olup tarih boyunca uğrunda büyük savaşlar yapılmış önemli bir mekandır.

Müslümanların Kudüs’ü fethiyle beraber burası bir İslam toprağı olmuş; hiçbir zaman bulamadığı huzur ve barışa, Müslümanların egemenliği altında ulaşmıştır.

Kudüs; Türk-İslam tarihi açısından büyük bir öneme sahiptir. Atsız Bey ile 11. yüzyılın son çeyreğinde Türk hakimiyetine girmiş, bu hakimiyet Sultan Yavuz Selim Han döneminde kesin bir hal almıştır.

Sırtlanların arasında kalan yaralı bir aslan olan Osmanlı Devleti, yaklaşık 100 yıl evvel Kudüs’ten ve diğer kutsal bildiğimiz pek çok beldeden çekilmek zorunda kalmıştır.

Kudüs’te anılarımız, acılarımız, hüzünlerimiz ve sahibini bekleyen emanetimiz vardır.

Kudüs’ün statüsü uluslararası anlaşmalarla belirlenmiş ve koruma altına alınmıştır. Bu kutlu beldeyi, binlerce kilometre öteden İsrail’in başkenti ilan etme hadsizliği tarihe kara bir leke olarak düşecektir.

Atılan bu adım ile Kudüs’teki Türk-İslam varlığı yok edilmek, 1400 yıl evvel dünyaya ışık saçan kutlu mesajın sesi kısılmak istenmektedir.

Yapılan bu girişim Kudüs’ün gaspından başka bir şey değil. Anlaşılan o ki tüm ikazlara rağmen Kudüs’ün Müslümanlar nezdindeki değeri, muhataplarca idrak edilememiştir.

Altını çizerek ifade etmek isteriz ki: Kudüs asla İsrail’in başkenti değildir ve olamayacaktır.

Hiçbir güç kutlu nebinin Mirac’a yükseldiği Kudüs’ü Müslümanlardan koparamayacaktır. Bu adım asla karşılık bulmayacak hiçbir vicdan sahibi tarafından tanınmayacaktır.

Kudüs’ün İsrail’in başkenti olduğu yönündeki safsatada diretmek beyhude bir çabadır. Geri adım atılmazsa bölgemiz ve dünya barışı zarar görecek, önlenmesi imkansız hadiselere sebebiyet verecektir.

Bilhassa bölge barışı için bu kabul edilemez girişimden vazgeçilmelidir. Aksi takdirde yaşanacak hadiselerden hiçbir Müslüman sorumlu tutulamayacaktır.

Ülkücüler, bir İslam beldesi olan Kudüs için; Bosna’da, Türkistan’da, Urmiye’de, Arakan’da olduğu gibi her türlü bedeli ödemeye ve girişimde bulunmaya hazırdır.

“Doğacaktır sana vad’ettiği günler Hakk’ın

Kim bilir belki yarın belki yarından da yakın!”” dedi.