DOLAR 5,7845
EURO 6,3850
ALTIN 271,5
BIST 108.869
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 14°C
Çok Bulutlu

BÜYÜK FİRAR SONRASI MAMAK …

BÜYÜK FİRAR SONRASI MAMAK …

Mamak cehenneminden Mustafa Pehlivanoğlu ve İsa Armağan’ın firarından sonra ceza evi içinde hareketli dakikalar başlamış, akşam sayımı bekleniyordu. Her şey planlanmış sabırla bekleniyordu. İki gün önce teşkilat başkanlığını Mehmet Yamtar Çelik ve Nevzat Bor, Esat Bütün’e devretmeleri bence firarın Genel Merkezle olan irtibatını kesmek istemelerindendir. Yine de Mehmet Yamtar Çelik’e firarda Genel Merkezin haberi var mı ? diye sorduğumda kesinlikle haber vermedim. Verseydim belkide müsaade etmezlerdi dedi. Şimdi firarı bir kişinin üstlenmesi lazımdı bu görev Mehmet Varlı ya teklif edilince,Mehmet biraz düşündükten sonra 48 No lu hücreyi boş bırakalım deyince o Zaman bütün cezaevi sorgudan geçer bunun için bir kişinin kabul etmesi gerektiği anlatılınca Mehmet tamam yeter ki onlar kaçsın kurtulsun bütün arkadaşlar işkence göreceğine sadece ben göreyim diyerek teklifi kabul etti. Onu sorguya hazırlamakta Serdar Doğan’a kalmıştı

Ve nihayet akşam sayımı yapılınca iki kişi eksik olduğunu fark edildi. Tekrar yapılan sayımda sonuç değişmeyince ceza evinin içi iyice hareketlendi. Cezaevi idaresi iki kişinin eksik olduğuna inanmak istemiyordu.Cezaevi genelinde 3. sayım yapılmış sonuç değişmemiş, İsa Armağan ve Mustafa Pehlivanoğlu yoktu. Askerler nerede bunlar diye soruyor, Hep bir ağızdan siz götürdünüz arkadaşlarımızı, asıl siz söyleyin, arkadaşlarımız nerede diye bir direniş başlamıştık, bununla kaçan arkadaşlara Zaman kazandırmak istiyorduk.

Saat 21 sıralarıydı Mamak cehenneminin baş zebanisi Raci Tetik geldi. Her taraf asker kaynıyordu. Hüseyin Kocabaş, Raci Tetiğin önüne atlayarak arkadaşlarımızı nereye götürdünüz yoksa asacak mısınız diye bağırarak meydan okuyordu. Oysa ilk günden itibaren firardan haberi olan bir kaç kişiden biriydi.Cezaevinin içi asker kaynıyordu bir tutukluya 10 asker düşecek kadar kalabalıktılar. Firarın gerçekleştiği tecrit 3 ön deki tutukluları duvarın dibine oturtmuşlar her yer aransa da bir türlü deliği bulamayınca çılgına dönüyorlardı.Delik ustalıkla kapatılmış ne kadar geç fark edilirse kaçanlar için o kadar Zaman kazanacaklardı

Baş zebani Raci Tetik bunlar uçmadı ya bir de tavan arasına bakın diye askerlere bağırınca biraz sonra bir asker gelerek komutanım tavan arasında kimse yok, yalnız bir yerde ıslaklık var, çabuk çık Orayı tekmele komutuyla tavana tekrar çıkan askerin tekmesiyle kapatılan delik olduğu gibi 48 nolu hücreye açıldı. Raci Tetik kaçtılar sa söyleyin, diye bağırıyordu. Mehmet Varlı Evet buradan kaçtılar, deyince alıp götürdüler. Saat 23.00 olmuş kaçaklara yeterince zaman kazandırmak için gereken
her şey yapılmıştı.

Bütün mahkumlar hücrelerine kilitlendi. Bir ara asker çekilince Mustafa Akıncı hücre arkadaşı Mustafa İpek’e iyi bunu ucuz atlattık demişti ki sis bombaları atılmaya başlandı. Her yer asker kaynıyordu.Rahmetli Fikri ARIKAN hücresinin kapısını açabiliyordu, sis bombalarını alıp teker teker dışarıya atıyordu. Bunu fark eden askerler Ateş etmeye başladı, fazla uzun sürmedi. Nefes almakta zorlanınca tuvaletlere kapandık. Islak havluyla nefes almaya çalışılıyorduk. Bir müddet sonra sessizlik başlasa da bir kaç gün sonra nöbetçiler değişti. Kayseri’den gelen komando tugayı nöbeti devir alınca sayımda dayak faslı başlamıştı. Buna karşı hep beraber sayımda ayağa kalkmama kararını hep beraber alınsa da 5 veya 10 coptan sonra herkes kalksa da Aydınlık evler den CELALLETTİN RUMİ ERGÜLEN’İ bir türlü kaldıramadılar karga tulumba götürüp falakaya yatırsalar da yine geri adım attıramadılar.

Raci Tetiğin emriyle askerler Mehmet Varlı yı alıp falakaya yatırdıktan sonra sabah savcı Nurettin Soyer in karşısına çıkarttıklarında ayakta duramayacak vaziyette olmasına rağmen Soyer’in emriyle acilen C 5 denen savcılık karakolu kuruldu. Burada sorgulamayı profesyonel işkencecilere devrettiler. Mehmet Varlı C-5 in ilk müşterisi olmuş 8 gün aç susuz Zeki Kaman, Dürüst Oktay ekibi tarafından işkenceye maruz kalsa da hiç kimsenin ismini vermedi. Yıllarca gittiği her ceza evinde firara yardım ettiği karşısına çıktığından nasibine düşen işkencelerden kurtulamadı.

Olmaz,Mümkün değil,Buradan kaçılmaz denen Mamak cehenneminden idamlık iki Ülkücü kaçmasının akabinde 12 Eylül ihtilalle gelince Mamak’da ki lale devri yerini cehenneme devretmişti. Bazıları için Mamak bent deresinden kalkan dolmuşlarla gidilen semt olsa da, Ülkücüler için çilenin işkencenin zirve yaptığı C.5 denen savcılık karakolunun devamındaki cehennemdir.

Firardan sonra işkenceden herkes nasibini alsa da Mehmet Varlı,Esat Bütün, Celalettin Rumi Ergülen daha çok işkence görmüşlerdi.Ayrıca firardan yargılanan askerlerden Yüzbaşı Hasan Mesçi hiç sucu olmamasına rağmen hem işkence görmüş hemde yıllarca hapis yatmıştır. Er (Asker) Abdülkadir Böcü ve Mustafa Altın bir çok işkence görüp yıllarca hapis yatmışlardır.

Mamak cehennemi 1988 yılında sivillere kapatılana kadar işkence devam etse de,Bizim için dostluğun kardeşliğin Ülkücülüğün tavan yaptığı yerdir.

08.04.2019. ALANYA ŞAHİN GÜLHAN

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.