DOLAR 5,7090
EURO 6,4038
ALTIN 257,6
BIST 98.028
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Parçalı Bulutlu

Klimalarda, “şoför hastalığı” riski!

Klimalarda, “şoför hastalığı” riski!
25.06.2019
A+
A-

Klimalarda, “şoför hastalığı” riski!

Sıcak yaz günlerinde yaygın olarak kullanılan klimalar, yüz felci riski taşıyor. Özellikle sürücülerin bu risk altında olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Mustafa Bozbuğa, yüz felci riskini önlemek için araçta yolculuğa başlamadan 10 dakika önce klimanın açılıp yeterli soğumanın sağlanması konusunda uyarıyor!

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Beyin Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Bozbuğa, klimalardaki yüz felci riski hakkında önemli bilgiler verdi.

Klimalar, “şoför hastalığı”na yol açıyor!

“Sıcak yaz günlerinde çok yaygın olarak kullanılan klimalarda yüz felci riskine dikkat edilmeli ve gerekli önlemler alınmalıdır” uyarısında bulunan Prof. Dr. Mustafa Bozbuğa,

“Yaz aylarının gelmesiyle birlikte sıcakların gitgide artması, klima ile serinleme yöntemine başvurmaya yönlendirmektedir. Sıcak havanın etkisiyle terleyen sırt, bel ve boyun bölgeleri ani soğuk hava ve yapay bir serinleme ile karşılaştığında ağrı ve kas spazmları gelişebilir. Yaz aylarında sık araba kullananlar maruz kaldıkları ani soğuk havanın etkisiyle yüz felci gelişme riskini yüksek düzeyde taşıyan risk gruplarından sayılabilir. Halk arasında ‘şoför hastalığı’ olarak bilinen yüz felci, özellikle uzun yol şoförleri tarafından klimanın uzun süreli kullanılmasıyla ve özellikle yüz bölgesinde kulağa yakın bölgeye gelecek şekilde açılmasıyla ortaya çıkabilmektedir; bu hastalık uzun bir tedavi dönemi gerektirir ve bazen fonksiyonel ve kozmetik kayıplar oluşmasına da neden olmaktadır. Bu nedenle klimalarda yüz felci riski oldukça yüksektir” şeklinde konuştu.

Yolculuğa başlamadan 10 dk önce klimayı açın

“Klimalarda yüz felci riskini önlemek için araçta yolculuğa başlamadan 10 dakika önce klimanın açılıp yeterli soğumanın sağlanması faydalı olacağını kaydeden Prof. Dr. Mustafa Bozbuğa,

“Araç klimalarının derecesinin uygun şekilde ayarlanması, yüz ve kulak bölgesine hava akımını isabet ettirmeyecek şekilde uygulanması klimalarda yüz felci riskini azaltmaya katkı sağlayacaktır. Aynı zamanda uzun yol şoförlerinin yolculuk sırasında mola vermeleri ve mola zamanlarına dikkat etmeleri de klimalarda yüz felci riskini azaltmaya yardımcı etkenlerdendir. Klimanın konumunu kişiye doğrudan yansıtmamak ve mümkün olan durumlarda tavana doğru konumlandırmak da klimalarda yüz felci riskini azaltacak yöntemlerden biridir” dedi.

Yüz felci belirtileri nelerdir?

Prof. Dr. Mustafa Bozbuğa, yüz felci belirtileri hakkında şu bilgileri verdi:

“Yüz felcinde yüzün bir yarımında mimik kasların hareketinin yapılamaması ile birlikte yüzde hissedilen ağrı, baş dönmesi, baş ağrısı, konuşmakta zorluk yaşama, kulakta hissedilen çınlama ve ağrı durumları yüz felci belirtilerindendir. Bu durumları yaşayan kişilerin yakın zamanda sağlık kuruluşlarına başvurmaları gerekir. İlk müdahale ve tedavinin erken başlatılması önemlidir. Beraberinde uygulanacak olan rehabilitasyon ve fizyoterapi programları yüzde oluşan hasarı azaltmayı amaçlar. İyileşme göstermeyen ciddi durumlarda ise bazen cerrahi girişim gerekebilir.”

Ofis ortamında doğru klima kullanımı nasıl olmalı?

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Beyin Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Bozbuğa, “Özellikle ofis ortamının klimalı olması nedeniyle çalışanların klima çarpması, kas tutulması sebebiyle yaşadığı çeşitli kas ve iskelet hastalıklarının olmaması için çalışma ortamlarına uygun bir havalandırma yöntemi sağlanmalıdır” diyerek, sözlerini şöyle tamamladı:

“Yeterli derecede havayı alacak pencere olmalı ve klima sistemleri kapalı çalışma ortamlarına uygun sistemde çalışmalıdır. Konumlandırması iyi ayarlanmalı, doğrudan temas edecek şekilde konumlandırılmamalıdır. Mümkün alan varsa, klima tavana isabet edecek şekilde ayarlanarak ani hava gelişi engellenmelidir. Hareket edilmesine ara vererek çalışmaları devam ettirmeye çalışılmalı, mola verilmesine dikkat edilmelidir. Klimaların derecesini 22-23 santigrat derecede tutulması kas tutulmasını engelleme ve ağrı riskini azaltma açısından yardımcı olacağından daha soğuk ayarda kullanılmamasına özellikle dikkat edilmesi gerekir.”

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.