DOLAR 5,9410
EURO 6,5490
ALTIN 300,1
BIST 122.142
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 11°C
Az Bulutlu

Mücadeleye HAZIR mısınız

28.10.2019
A+
A-

Kabahat çocuklarımızın, gençlerimizin değil. Ailelerin de değil. Sorun bizzat sistemlerden ve uygulama zorunluluğundan kaynaklanıyor. İnsanları kasıtlı olarak çok sıkı bir çalışma hayatına zorluyor sistem.

Mücadeleye HAZIR mısınız

Hangi dostumla, arkadaşımla konuşsam, çocuklarından şikayetçi.

Kabahat çocuklarımızın, gençlerimizin değil. Ailelerin de değil. Sorun bizzat sistemlerden ve uygulama zorunluluğundan kaynaklanıyor. İnsanları kasıtlı olarak çok sıkı bir çalışma hayatına zorluyor sistem.

Kimse bu kadar çok uzun saatler ve zor koşullar altında çalışmak zorunda değil. Alçak masonların, küresel elitin tezgahı bu…

İnsanlar çocuklarına ve ailelerine vakit ayıramıyor, neden bu şartlar altında yaşamak zorunda bırakıldıklarını araştıracak zaman bulamıyor, akıntıya kapılmış yaprak gibi ömür tğketiyor ve bahsi geçen gelecek nesillerimiz medya ve internet tarafından zombileştiriliyor.

Küresel elit dediğimiz 300 civarındaki komprodor aile ve onların soyları, tüm dünya gelirinin yarısından fazlasını cebine indirirken, 7.5 milyar insan kendisine ayıracak zaman bulamıyor.

Bu amaçla ekonomik olarak devletleri çökertiyorlar ki, millet çalışmaktan evini geçindirmekten başka birşey düşünemez olsunlar istiyorlar. Aile mefhumunu yıkıp, gelecek nesilleri kendileri yetiştirmek için insanları dar gelire mahkum bırakıyorlar.

Artık A parti ile, B parti ile, C parti ile uğraşmak yerine, bu dünyada kimler çok zengin olup devletleri kontrol ediyor, kimler devletlere baskı uyguluyor, kimler devletleri zayıf düşürerek insanları sefil bir hayata sürüklüyor sorularına cevap arayacağız.

En başta da medyada ne kadar satılmış alçak, emperyalist uşağı küreselci varsa, sokaklarda görüldükleri yerlerde suratlarına tüküreceğiz. Hem de toplu olarak. Bakkalda, taksi durağında, sinemada, tiyatroda, toplu alışveriş merkezlerinde, görüldükleri her yerde…

Ya taşmalarını tutan sahiplerine köpeklik yapmaya devam edecekler yahut da doğru yolu bulup gerçekleri insanlara anlatacaklar. Halk tepki vermezse, devletler tek başına bu adamlara karşı verdikleri savaşı zor kazanır.

Halkımız muhakkak elindeki gücün farkına varmak zorunda. Yoksa gelecek nesillerimizi tümü ile kaybedeceğiz.

Medya tetikçileri, küresel kartelleri yöneten çetenin korumalardır. Bu korumaları etkisizlieştirmeden, küresel elite ulaşamazsınız. Çünkü medya devlete karşı küresel güçleri hakim kılmak amacıyla işlev gören bir reklam şirketine dönmüştür. Eğer ki küresel elitin reklamı sonlandırılırsa, toplumdaki rağbetleri bitmiş, saçmak istedikleri zehirin de reklamı yapılmamış olur.

Böylelikle imal ettikleri zehiri de satın alan olmaz.

Herşeyi devletten beklemek yanlış.

İnternette oturarak bulunulan yakınmalar, iğne ile kuyu kazmaya benzer. Oysa halkın güncel hayatta toplu olarak küresel elitin reklamcısı olarak çalışan medya mensuplarına yönelik tepkileri ciddi boyutlara ulaşırsa, devletler uluslarası hiçbir sorunla karşılaşmadan, halkın demokratik hakkı olan protestoları nedeni ile bulunulan eylemlerinden ötürü hiç bir kurum tarafından da hedef alınamaz.

Devlet nefer alırsa, millet rahatlar. Millet rahatlayınca halk eşek gibi çalışmak zorunda kalmaz,düşünmeye araştırmaya vakit bulur. O vakti bulan halk, gerçek düşmanını görür ve hedef alır. Böylece küresel elit hedef tahtasına oturmuş olur.

Kimse herşeyi devletten beklemesin. Herkes elini taşın altına koysun ve hangi taşı kaldırsak altından çıkan küresel elite ulaşabilmek için önünde engel teşkil eden medya tetikçilerine tepkilerini, sosyal medya aracılığı ile gösterdikleri gibi, güncel hayatta da göstersin.

Türk’lere karşı Avrupa’da sergilenen toplu protestoları görüyorsunuz. Bu protestolar Türkler tarafından da medyaya ve küresel güçlerin Türkiye’deki baronlarına karşı da gösterilmeye başlamadan, adamlar, milletleri köleleştiren bu sistemi değiştirmeyecekler.

Sonuç olarak;

Sistem içinde ezilmemek için, sistemi istediği gibi yönlendiren küresel güçlere ve onların medya tetikçilerine karşı demokratik protestolar düzenlenmediği sürece, gözünü para ve güç hırsı bürümüş sistem kontrolörlerinin karşısında caydırıcı güç olamayacaksınızdır.

Gelecek nesillerini kurtarmak istiyorsanız, medya tetikçilerini hedef almak zorundasınızdır. Aksi tutum, çocuklarınızın gözünüzün önünde elinizden kayıp, boşluğa yuvarlanmasına seyirci kalmanız anlamına gelmektedir.

Gelecek nesillerin yok edilişine seyirci kalmayın.

Guşan Yediç

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.