DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 17°C
Parçalı Bulutlu

Oğlu Necmettin Erbakan’ı anlattı: İnancı ve idealleri uğrunda fedakarlık yaptı

Erbakan’ın maddi ve manevi kalkınmaya önem verdiğini söyleyen Fatih Erbakan, babasının “önce ahlak ve maneviyat” fikrini topluma aşılamaya çalıştığını belirtti.

Oğlu Necmettin Erbakan’ı anlattı: İnancı ve idealleri uğrunda fedakarlık yaptı
26.02.2020
A+
A-

Oğlu Necmettin Erbakan’ı anlattı: İnancı ve idealleri uğrunda fedakarlık yaptı

Fatih Erbakan babası Necmettin Erbakan’ı anlattı: İnancı ve idealleri uğrunda fedakarlık yaptı
Eski başbakanlardan merhum Necmettin Erbakan’ın oğlu ve Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, babası için “İnancı ve idealleri uğrunda fedakarlık yaptı.” ifadelerini kullandı.

Eski başbakanlardan merhum Necmettin Erbakan’ın oğlu ve Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, vefatının 9’uncu yılında babasının aile yaşantısı, fikirleri ve son anlarını AA muhabirine anlattı.

Erbakan’ın maddi ve manevi kalkınmaya önem verdiğini söyleyen Fatih Erbakan, babasının “önce ahlak ve maneviyat” fikrini topluma aşılamaya çalıştığını belirtti.

Necmettin Erbakan’ın “ahlak ve maneviyat” düsturunu aile hayatında da hakim kıldığını vurgulayan Erbakan, “Aile içinde ve akrabaları arasında her zaman haram ve helal bilincini, ahiret öncelikli yaşamayı, nefse esaret yerine nefis terbiyesini, kuvveti değil hakkı üstün tutmayı tavsiye etti.” dedi.

Erbakan, babasının kendilerine sürekli “Bu dünyada en akıllı insan, Allah’tan en fazla korkan insandır” hatırlatması yaptığını söyledi.

“Erbakan, milletini seven bir adamdı”
Erbakan’ın 54. hükümetteki başbakanlığı döneminde işçilere yüzde 100 zam yaptığını hatırlatan Fatih Erbakan, “Milletini seven bir adamdı. ‘Gerekirse biz hükümet olarak, devlet olarak ceketimizi satacağız, gerekirse zeytin ekmek yiyeceğiz ama bu millete bu kaynağı aktaracağız’ demişti.” açıklamasını yaptı.

Babasının başbakanlığında sol görüşlü mahkumların açlık grevindeki taleplerini kabul ettiğinin altını çizen Erbakan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Aşırı sol görüşlü mahkumların hayatını kurtarıyor. Bu ne demek? Bütün insanlığa, bütün mahlukata karşı şefkat demek. Sadece kendinden olana, kendi dininden olana ve kendi ülkesinden olana değil, 7 milyar insana şefkat ve merhametle yaklaşıyordu. Erbakan Hoca, yalın ayak ekmek dağıtan arabanın peşinde koşan kız çocuğu için canlı yayında ağladı. Bu milletini sevmek, milletinin derdiyle dertlenmek demek.”

Erbakan’ın milletine olan sevgisine işaret eden Fatih Erbakan, “Hayatı boyunca en ağır hakaretlere, haksız eleştirilere ve iftiralara maruz kalmış bir lider, kimseye kişisel tazminat davası açmamış. Bu bir insanın karakterini en güzel şekilde yansıtıyor.” dedi.

“Hastanede rahatsızken bile çalışmalarına devam etti”
Babasının son anlarında kendilerine “ahiret öncelikli” yaşamalarına dair tavsiye verdiğini aktaran Erbakan, “Hastanede rahatsızken bile çalışmalarına devam etti. Milletimizin, İslam aleminin kurtuluşu için çalıştı.” ifadesini kullandı.

Erbakan, babasının merhametli biri olduğunu dile getirerek, şunları kaydetti:

“İnsanlığı maddi ve manevi anlamda kurtarmak için ülkemizde ve bütün dünyada adaleti, refahı, huzuru ve kul hakkını teminat altına almanız lazım. Bütün bunları yapmak için elinizde güç olması lazım. O güç için de siyaset yapmak lazım. Erbakan Hoca, ‘biz siyaseti inancımızın bir gereği olarak yapıyoruz’ diyordu.

Erbakan Hoca, inancı ve idealleri uğrunda fedakarlık yaptı. 28 Şubat’ta büyük haksızlığa uğradığı halde, ‘biz önemli değiliz yeter ki milletimize bir şey olmasın’ dedi. Bu zulmü ve haksızlığı sinesine çekti. Bu hem şefkatini ve merhametini gösteren bir özellik hem de fedakarlığını gösteriyor.”

Kaynak: Türkgün

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.